İçeriğe geç
DOSTSMMM / İSTANBUL

Ana sayfaBlogVarlık ile yükümlülük bilançonun iki ayrı tarafıdır

Varlık ile yükümlülük bilançonun iki ayrı tarafıdır

Varlık, işletmenin kontrol ettiği mevcut bir ekonomik kaynaktır. Yükümlülük, bir ekonomik kaynağı devretme konusundaki mevcut mükellefiyettir.

Onur OktayYayın tarihi Okuma süresi 4 dk.

Kurul masası kobalt bir cam şeritle ikiye ayrılmış. Solda boş siyah sandalyeler, sağda turuncu çelik sandalyeler duruyor.

Bilanço sayfasını açtığınızda iki taraf görürsünüz. Birinde işletmenin kontrol ettiği kaynak durur, diğerinde bir kaynağı devretme mükellefiyeti. Kavramsal Çerçeve paragraf 4.3, varlığı geçmiş olayların sonucu olarak işletmenin kontrol ettiği mevcut bir ekonomik kaynak diye kurar. Paragraf 4.26, yükümlülüğü geçmiş olayların sonucu olarak bir ekonomik kaynağı devretme konusundaki mevcut mükellefiyet diye kurar. TMS 1 paragraf 10(a), finansal durum tablosunun varlıkları, yükümlülükleri ve özkaynağı sunduğunu söyler. Bilanço bu üç öğeyi raporlama tarihinde bir arada gösterir.

Aynı hak iki tarafta birden durmaz. İşletmenin kontrol ettiği kaynak varlık tanımına girer. Başkasının işletmeden beklediği devir, yükümlülük tanımına girer. Siz bir alacağa bakarken hakkın kimde durduğunu sorarsınız. Hak işletmedeyse ve bugün mevcutsa, kaynak bu taraftadır. Devir başkasına borçlu olunan bir mükellefiyetse, o mükellefiyet diğer taraftadır. İki sorunun ikisi de aynı hak için evet çıkıyorsa, hak iki yana yazılmış olur. Çerçeve hakkı bir yana koyar.

Varlık hangi soruyu yanıtlar?

Beton kolonun yanında, kobalt zeminde boş siyah sandalyeler sıralanmış.

Paragraf 4.3 varlığı üç parçayla kurar. Geçmiş bir olay vardır. Kaynak bugün mevcuttur. İşletme onu kontrol eder. Üçü birlikte aranır. Geçmiş olay tek başına bugünkü kaynağı kurmaz. Kontrol tek başına, ortada mevcut bir kaynak yoksa yetmez. Kaynağın bir gün var olmuş olması da, bugün durmuyorsa bu paragrafın cümlesini doldurmaz. Siz kayda bakarken üç parçayı bir arada görürsünüz. Biri eksikse tanım, o kalemi varlık diye kurmaz.

Ekonomik kaynak, ekonomik fayda üretme potansiyeline sahip bir haktır. Hak bugündür. Fayda henüz gerçekleşmemiş olabilir. Potansiyel, hakkı bugünkü kaynak olmaktan çıkarmaz. Henüz tahsil edilmemiş bir alacak, işletmenin kontrol ettiği mevcut bir hak ise bu tarafta durur. Siz "para henüz kasada değil" diye hakkı tanımın dışına atmazsınız. Tanım, gerçekleşmiş tahsilatı beklemez. Tanım, fayda üretme potansiyeli taşıyan mevcut hakka bakar. Alacak bu hak ise varlık tarafında okunur.

Başkasının elindeki bir imkân, işletme kontrol etmiyorsa varlık tanımına girmez. İleride doğacak bir beklenti de, bugün mevcut bir kaynak değilse paragraf 4.3'ün içine girmez. Paragraf mevcut kaynaktan söz eder. Gelecek bir umut, bugünkü hak değildir. Kaydı açmadan önce hakkın bugün durup durmadığına ve kontrolün işletmede olup olmadığına bakarsınız. Geçmiş olay, bu iki parçanın nedeni olarak arkada durur. Nedeni olmayan bir bugünkü iddia, tanımın istediği bağı taşımaz.

Varlık, yükümlülüğün ters yazılışı değildir. Aynı hak iki tarafta birden durmaz. İşletmenin kontrol ettiği alacak, varlık cümlesine girer. Başkasının işletmeden beklediği devir, yükümlülük cümlesine girer. Bir alacağı hem varlık hem devir borcu diye yazarsanız, aynı hakkı iki yana koymuş olursunuz. Çerçeve bu çifte yazımı kuran bir cümle taşımaz. Hak bir yerde durur. Siz de hakkı, kontrol edilen kaynak olarak mı yoksa devretme mükellefiyeti olarak mı okuduğunuzu tek cümlede bırakırsınız.

Yükümlülük hangi soruyu yanıtlar?

Cam bölmenin ardında turuncu çelik sandalyeler ve koyu bir masa duruyor.

Paragraf 4.26 yükümlülüğü de geçmiş bir olaya bağlar. Yön değişir. İşletme bir ekonomik kaynağı devretmekle mükelleftir. Mükellefiyet bugün mevcuttur. Geçmiş olay, bugünkü devir borcu ve devredilecek kaynak birlikte aranır. Karşı taraf, işletmeden bir devir bekler. Bu beklenti bugünkü bir mükellefiyet ise yükümlülük tarafında durur. Henüz doğmamış bir ödeme, bugünkü mükellefiyet değilse bu tarafa yazılmaz. Tanım, gerçekleşmiş ödemeyi beklemez. Tanım, bugün duran devir mükellefiyetine bakar.

Devredilecek kaynak, işletmenin elinde tuttuğu kaynaktan ayrı okunur. İşletmenin kontrol ettiği hak varlıktır. O hakkın konusunu birine devretmekle mükellef olmak, hakkı yükümlülüğe çevirmez. Hak bir tarafta durur. Devir mükellefiyeti diğer tarafta durur. İkisini tek satırda birleştirirseniz, hem kontrol edilen kaynağı hem devir borcunu aynı yerde eritmiş olursunuz. Çerçeve iki cümleyi ayrı kurar. TMS 1 paragraf 10(a) da tabloda varlıkları, yükümlülükleri ve özkaynağı birlikte sunar. Birlikte sunmak, üç öğeyi tek öğe yapmak değildir.

Özkaynak, işletmenin tüm yükümlülükleri düşüldükten sonra varlıkları üzerinde kalan haklarıdır. Özkaynak üzerindeki talep hakları, yükümlülük tanımını karşılamayan ve kalan varlıklar üzerindeki haklara yönelik taleplerdir. Kalan hak, ne varlığın kendisidir ne de yükümlülüğün diğer adıdır. Onu varlıkların içine yazarsanız kalanı kaynak sanırsınız. Yükümlülüklerin içine yazarsanız kalanı devir borcu sanırsınız. Çerçeve onu ayrı tanımlar. Bilanço, raporlama tarihindeki varlıkları, yükümlülükleri ve özkaynağı bir arada gösterir. Üç öğe yan yanadır.

Bilanço ile gelir tablosu okunurken bu ayrım durur. Bilanço belirli bir günün durumunu anlatır. Gelir tablosu bir dönemin sonucunu anlatır. Raporlama tarihi, varlık ile yükümlülüğün mevcut olup olmadığına baktığınız gündür. Ertesi gün doğacak bir hak, bu günün varlığı değildir. Ertesi gün doğacak bir devir mükellefiyeti, bu günün yükümlülüğü değildir. Bilanço, o tarihte mevcut olanı sunar. Günü dönemle karıştırmamak için iki tabloyu ayrı okursunuz. Bu ayrımın işi, o günün iki tarafı ve onların yanında duran kalandır.

Raporlama tarihinde tabloda kontrol edilen bir alacak ile ayrı bir devir mükellefiyeti yan yana durabilir. Alacak, geçmiş bir olaydan kalan ve işletmenin bugün kontrol ettiği bir hak ise varlık tarafındadır. Faydası henüz gerçekleşmemiş olsa da, ekonomik kaynağın potansiyeli bu hakkı bugünkü kaynak olmaktan çıkarmaz. Devir başka bir haktır. Geçmiş bir olaydan kalır ve bugün bir ekonomik kaynağı devretme mükellefiyetidir. İkisi aynı günde durur. Aynı hak iki yana yazılmaz. Özkaynak, bu ikisinin arasına sıkışmış üçüncü bir ad değildir. Tüm yükümlülükler düşüldükten sonra varlıklar üzerinde kalan haktır. Bu kalan üzerindeki talep, yükümlülük tanımına girmez. TMS 1 paragraf 10(a) üç öğeyi finansal durum tablosunda birlikte sunar. Bilanço, raporlama tarihindeki bu üç öğeyi bir arada gösterir. Gelir tablosu bir dönemin sonucunu taşır. Gün, o dönemin yerine geçmez. Siz o günün sayfasında kaynağı, devri ve kalan hakkı ayrı görürsünüz. Ertesi gün doğacak bir hak, bu günün tablosuna girmez.

Sık sorulan sorular.

Varlık nedir?

Kavramsal Çerçeve varlığı, geçmiş olayların sonucu olarak işletmenin kontrol ettiği mevcut bir ekonomik kaynak diye tanımlar. Ekonomik kaynak, ekonomik fayda üretme potansiyeline sahip bir haktır.

Yükümlülük nedir?

Yükümlülük, işletmenin geçmiş olayların sonucu olarak bir ekonomik kaynağı devretme konusundaki mevcut mükellefiyetidir. Karşı tarafa bir devir borcu taşır.

İkisi bilançoda nerede durur?

Bilanço, raporlama tarihindeki varlıkları, yükümlülükleri ve özkaynağı bir arada sunar. Varlık ile yükümlülük bu tablonun iki ayrı öğesidir.

Özkaynak bu ikisinin adı mıdır?

Özkaynak, tüm yükümlülükler düşüldükten sonra varlıklar üzerinde kalan haklardır. Ne varlığın kendisidir ne de yükümlülüğün diğer adıdır.

Bir alacak hem varlık hem yükümlülük müdür?

İşletmenin kontrol ettiği kaynak varlık tanımına girer. Başkasının işletmeden beklediği devir yükümlülük tanımına girer. Aynı hak iki tarafta birden durmaz.

İlgili kayıtlar.

Kaynaklar.

  1. 01Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve, paragraf 4.3
  2. 02Finansal Raporlamaya İlişkin Kavramsal Çerçeve, paragraf 4.26
  3. 03TMS 1, Finansal Tabloların Sunuluşu, paragraf 10(a)