Ana sayfaBlogBorç ödemesi ile gider aynı hareket değildir
Borç ödemesi ile gider aynı hareket değildir
Borç ödemesi mevcut bir yükümlülüğü kapatıp nakdi azaltabilir. Gider ise dönemin özkaynak sonucunu etkileyen ayrı bir finansal tablo unsurudur.

Bir borcun ödenmesi, nakdi azaltıp mevcut yükümlülüğü kapatabilir. Gider ise özkaynakta azalışa yol açan varlık azalışı veya yükümlülük artışıdır. Bu nedenle banka hesabından çıkan her tutar cari dönemin gideri sayılmaz. Ödemenin hangi borcu kapattığı ve ekonomik etkinin ne zaman kayda alındığı ayrı incelenir.
Bu ayrım özellikle vadeli alımlarda ve finansman borçlarında görünür. İşletme bir malı, hizmeti veya varlığı önce alıp bedelini sonra ödeyebilir. Gider veya varlık kaydı ilk işlemle, nakit çıkışı ödeme tarihinde oluşur. Aradaki borç, iki tarihi birbirine bağlayan mevcut mükellefiyettir.
Yükümlülük ne zaman oluşur?

Kavramsal Çerçeve yükümlülüğü, işletmenin geçmişteki olayların sonucu olarak bir ekonomik kaynağı devretme konusundaki mevcut mükellefiyeti diye tanımlar. Yükümlülüğün bulunması için işletmenin bir mükellefiyeti olmalı, bu mükellefiyet ekonomik kaynak devrini gerektirmeli ve geçmişteki bir olaydan doğmuş olmalıdır. Nakit ödeme mükellefiyeti bunun açık örneklerinden biridir.
Bir tedarikçiden vadeli mal alındığında ödeme henüz yapılmamış olsa da ekonomik kaynak devretme mükellefiyeti doğabilir. Karşı taraftan alınan şeyin niteliğine göre işletme stok, başka bir varlık veya gider kaydeder. Aynı anda tedarikçiye karşı borç oluşur. Nakit ise vade geldiğinde hareket eder.
Alınan şey hemen tüketilen bir hizmetse, ilgili koşullar altında gider etkisi ödeme tarihinden önce görülebilir. Ödeme yapıldığında yeni bir gider yaratmak yerine daha önce kayda alınmış yükümlülük kapanır. Nakit azalır, borç azalır. Bu nedenle banka çıkışını doğrudan cari dönem gider listesine taşımak dönem sonucunu bozabilir.
Alınan şey stoksa, ödeme tarihiyle gider tarihi yine ayrılabilir. Stok önce varlık olarak tutulabilir ve satıldığında ilgili hasılatın kayda alındığı dönemde giderleşebilir. Tedarikçiye daha erken veya daha geç ödeme yapılması, stokun hangi dönemde giderleşeceğini tek başına belirlemez. Ödeme borcu kapatır; stok kaydı kendi raporlama hükümlerini izler.
Maddi duran varlık alımında da benzer bir bağlantı vardır. İşletme varlığı vadeli edinmişse önce varlık ve yükümlülük kaydı oluşabilir. Sonraki ödeme borcu azaltır. Varlığın amortismana tabi tutarı ise kullanım süresine sistematik biçimde dağılabilir. Tek işlem dizisinde varlık, borç, nakit ve gider farklı tarihlere yayılır.
Bir yükümlülüğün kapanması her zaman tek bir muhasebe etkisinden oluşmayabilir. Ödeme içinde anapara, finansman maliyeti, kur farkı veya başka unsurlar bulunabilir. Her unsurun niteliği ayrı belirlenir. Buradaki temel ayrım, yükümlülüğün anapara kısmını kapatan nakit çıkışı ile dönemin gider etkisini aynı adla toplamamaktır.
Ödeme hangi hareketi kapatır?

Ödeme kaydını okurken önce karşı hesabı görmek gerekir. Nakit çıkışının karşısında tedarikçi borcu varsa, daha önce oluşmuş ticari yükümlülük kapanıyor olabilir. Finansman borcu varsa, borçlanmanın geri ödenen kısmı azalıyor olabilir. Vergi, çalışan yükümlülüğü veya başka bir borç varsa, her biri kendi işlem geçmişine bağlanır.
Kredi anaparasının geri ödenmesi bu ayrımı yalın biçimde gösterir. İşletme kredi aldığında nakit artar ve finansman yükümlülüğü doğar; alınan anapara sırf hesaba girdiği için gelir sayılmaz. Anapara geri ödendiğinde de nakit ile yükümlülük azalır. Finansman maliyetleri anaparadan ayrı ele alınır.
TMS 7, nakit akışlarını işlemin niteliğine göre esas, yatırım ve finansman faaliyetleri içinde sınıflandırır. Mal ve hizmetler için yapılan ödemeler esas faaliyetlerle ilişkili olabilir. Borçlanmadan sağlanan nakit girişleri ve borçların geri ödenmesi finansman faaliyeti niteliği taşıyabilir. Sınıflama, ödemenin gelir tablosunda gider olup olmadığını tek başına belirlemez.
Ödeme dönemi ile gider dönemi arasındaki fark, nakit akış tablosu ve gelir tablosu birlikte okunduğunda görülür. Gelir tablosu dönemin giderini, nakit akış tablosu gerçekleşen ödemeyi gösterir. Bilanço ise raporlama tarihinde henüz ödenmemiş yükümlülüğü taşır. Bu üç görünüm aynı işlem zincirinin farklı aşamalarını anlatır.
Borç bakiyesi azaldığında da hangi nedenle azaldığı doğrulanır. Nakit ödeme yapılmış olabilir; borç başka bir yükümlülükle değiştirilmiş, mahsup edilmiş veya sözleşme gereği farklı biçimde sona ermiş olabilir. Sırf bilanço bakiyesi düştü diye nakit çıkışı varsayılmaz. Nakit akışı için nakit veya nakit benzeri hareketi aranır.
İşletmenin ödeme planını değerlendirirken gider tablosuyla banka çıkışlarını eşitlemek bu nedenle yetersizdir. Giderlerin içinde henüz ödenmemiş tutarlar bulunabilir. Ödemelerin içinde önceki dönemlerde giderleşmiş borçlar veya gider niteliği taşımayan anapara hareketleri olabilir. Mutabakat, her ödeme satırını doğduğu kayda bağlar.
Peşin ödeme de iki kavramın ayrıldığı başka bir örnektir. İşletme gelecekte alacağı bir hizmet için önceden ödeme yapabilir. Nakit hemen azalırken, hizmet henüz alınmamışsa giderin tamamı aynı anda oluşmayabilir. Ödenen tutarın hangi hakkı doğurduğu ve bu hakkın ne zaman tüketildiği ilgili raporlama hükümlerine göre değerlendirilir.
Tedarikçi ekstresi ile banka hareketinin eşleştirilmesi yalnız ödemenin yapıldığını gösterir. Giderin hangi dönemde kayda alınacağını belirlemek için malın teslimi, hizmetin yerine getirilmesi, sözleşme koşulları ve varsa varlık oluşumu ayrıca incelenir. Aynı ödeme içinde gider, varlık ve vergi gibi farklı unsurlar bulunabilir.
Borçların vade yapısı da gider toplamından çıkarılamaz. Kısa vadede ödenecek tutarlar önceki dönem giderlerinden, varlık edinimlerinden veya finansman işlemlerinden doğmuş olabilir. Likidite değerlendirmesi ödeme tarihlerini izlerken performans değerlendirmesi gelir ve giderlerin ait olduğu dönemi izler. İki çalışma aynı kayıtlardan beslenir, fakat farklı soruları yanıtlar.
Kur veya başka ölçüm değişiklikleri de yükümlülük bakiyesini ödeme olmadan değiştirebilir. Borç artmış ya da azalmış göründüğünde farkın tamamını yeni gider veya nakit hareketi saymak doğru değildir. Açılış bakiyesi, yeni işlemler, ödemeler ve nakit dışı ölçüm değişiklikleri ayrı kalemlerde mutabık hâle getirilir.
Borç ödemesi bir finansman ve likidite hareketidir; gider ise dönem performansının unsurudur. Bazı işlemlerde aynı tarihte yan yana gelebilirler, bazılarında aylar veya dönemler ayrılır. Doğru okuma, nakit çıkışını borcun kaynağına bağlar ve gider etkisini ilgili dönemde bırakır. Böylece ödeme büyüklüğü cari dönem gideri sanılmaz.
Sık sorulan sorular.
Her borç ödemesi gider midir?
Hayır. Ödeme daha önce kayda alınmış bir yükümlülüğü kapatabilir. Cari dönemde gider doğup doğmadığı, ödemenin hangi işlemden kaynaklandığına göre belirlenir.
Borç ödenince hangi kalemler azalır?
Genel durumda nakit ile mevcut yükümlülük azalabilir. Faiz, kur farkı, ceza veya başka unsurlar varsa bunların etkileri ayrıca değerlendirilir.
Vadeli mal alımında gider ne zaman oluşur?
Ödeme tarihi tek başına gider tarihini belirlemez. Alınan kalemin stok, başka bir varlık veya dönem gideri olup olmadığı ve ilgili raporlama hükümleri incelenir.
Kredi anapara ödemesi gider midir?
Anapara ödemesi finansman yükümlülüğünü azaltır. Finansman maliyetleri ve diğer unsurlar anaparadan ayrı değerlendirilir.
Borç ödemesi nakit akış tablosunda nerede görünür?
Sınıflama borcun niteliğine bağlıdır. Tedarikçi ödemeleri esas faaliyetlerle, borçlanmaların geri ödenmesi finansman faaliyetleriyle ilişkili olabilir.



