Ana sayfaBlogTahakkuk ile tahsilat aynı tarihi göstermez
Tahakkuk ile tahsilat aynı tarihi göstermez
Tahakkuk, işlemin ekonomik etkisini ilgili dönemde gösterir. Tahsilat ise nakdin işletmeye girdiği tarihtir. İki tarih farklı dönemlerde yer alabilir.

Tahakkuk, bir işlemin ekonomik kaynaklar ve talep hakları üzerindeki etkisini ilgili raporlama döneminde gösterir. Tahsilat ise nakdin işletmeye fiilen girdiği anda gerçekleşir. Satışın ekonomik etkisi bir dönemde, parasının gelişi başka bir dönemde yer alabilir. Bu yüzden gelir kaydı ile banka hareketi her zaman aynı tarihe bakmaz.
Kavramsal Çerçeve bu ayrımı tahakkuk esaslı muhasebenin merkezine koyar. İşlem ve olayların etkileri, ilgili nakit girişleri veya ödemeler farklı dönemde olsa bile gerçekleştiği dönemde gösterilir. Böylece gelir, yalnız hesabın ne zaman tahsil edildiğine göre yer değiştirmez. Bunun karşısında nakit akış bilgisi, paranın hangi dönemde işletmeye girdiğini ayrı olarak anlatır.
Tahakkuk hangi dönemi anlatır?

Tahakkuk esasının sorduğu soru, paranın hareket ettiği gün değildir. İşlemin işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirini veya giderini hangi dönemde etkilediği sorulur. Bu belirleme, yalnız fatura tarihi ya da banka dekontuyla tamamlanmaz. İşlemin niteliği, tarafların hak ve yükümlülükleri ve uygulanan raporlama hükümleri birlikte değerlendirilir.
Vadeli satış, iki tarih arasındaki farkı açık biçimde gösterir. İşletme edimini yerine getirmiş ve gelirin finansal tablolara alınma koşulları oluşmuşsa, karşılığında henüz nakit bulunmasa da nakit alma hakkı doğabilir. Bu hak varlık niteliği taşıyabilir. Gelir ilgili dönemde görünür; tahsilat ise müşterinin ödemeyi yaptığı sonraki dönemin nakit hareketidir.
Bu düzende tahakkuk, tahsilat yapılacağına dair temelsiz bir beklenti yazmak anlamına gelmez. Finansal tablolara alma için ilgili raporlama hükümlerinin karşılanması gerekir. Nakit alma hakkının varlığı, ölçümü ve tahsil edilebilirliği ayrı değerlendirmelere konu olabilir. Tahakkuk esası, bu değerlendirmeler yapılmadan her satış iddiasını gelir sayan bir kestirme değildir.
Hizmet veya mal tesliminden önce yapılan tahsilatta sıra tersine dönebilir. Para işletmeye girmiştir, fakat işletmenin karşı tarafa karşı yerine getirmesi gereken bir edim kalmış olabilir. Bu durumda nakit artışı tek başına gelirin tamamlandığını göstermez. Tahsil edilen tutarın finansal tablolarda nasıl gösterileceği, doğan hak ve yükümlülüklerin niteliğine göre belirlenir.
Bu iki örnek aynı ayrımı iki yönden kurar. Vadeli işlemde ekonomik etki nakitten önce gelebilir. Peşin tahsilatta nakit ekonomik performansın tamamlanmasından önce gelebilir. Dolayısıyla banka hareketinin tarihi, gelirin ait olduğu dönemi tek başına belirleyemez. Tahakkuk ile tahsilatın yan yana izlenmesi gerekir.
Tahakkuk esasının sağladığı dönem bilgisi, işletmenin yalnız o dönemdeki nakit giriş ve çıkışlarına bakmaktan daha geniştir. Kaynaklarda ve talep haklarında meydana gelen değişiklikler, gelecekteki nakit yaratma kabiliyetini değerlendirmek için de bilgi sağlar. Tahsilat henüz yapılmamış olsa bile, mevcut bir hakkın ve bunun taşıdığı belirsizliğin raporda görülmesi bu nedenle önemlidir.
Tahsilat hangi hareketi gösterir?

Tahsilat gerçekleştiğinde işletmenin nakdi artar. Daha önce finansal tablolara alınmış bir alacağın tahsilinde, bir varlık türü başka bir varlık türüne dönüşür: nakit alma hakkı azalırken nakit artar. Bu dönüşümün kendisi, önceki dönemde kayda alınmış geliri ikinci kez yaratmaz. Hangi hesabın kapandığı, tahsilatın niteliğini anlamak için izlenir.
Tahsilatın gelirden önce gerçekleştiği durumda da aynı dikkat gerekir. Nakit artmıştır, fakat karşılığında henüz yerine getirilmemiş bir yükümlülük bulunabilir. Nakit akış tablosu paranın girişini gösterirken gelir tablosu işlemin performans etkisini ilgili dönemde gösterir. İki tablo aynı olayı farklı ölçülerle izler.
TMS 7, esas faaliyetlerden kaynaklanan nakit akışlarının doğrudan veya dolaylı yöntemle raporlanmasına izin verir. Doğrudan yöntemde gayrisafi nakit tahsilat ve ödemelerin ana grupları açıklanır. Dolaylı yöntemde esas faaliyet kâr veya zararı, tahakkuklar ve nakit akışı yaratmayan kalemler için düzeltilir. Her iki yöntem de nakit hareketini anlatır; tahakkuk kaydının yerini değiştirmez.
Dolaylı yöntemde alacaklardaki değişimin görünmesi bu bağlantıyı açıklamaya yardım eder. Dönem geliri tahsilatı aşmışsa, fark alacaklarda artış olarak karşınıza çıkabilir. Önceki dönemlerden kalan alacaklar tahsil edilmişse, nakit girişi cari dönem gelirinden yüksek olabilir. Bu ilişki otomatik bir yorum değildir; hesap hareketleri ve işlemlerin niteliğiyle doğrulanır.
Tahakkuk ile tahsilatı ayırmak, kayıtların birbirinden koparılması anlamına gelmez. Tam tersine, iki kayıt aynı işlemin farklı aşamalarını bağlar. İlk aşama ekonomik etkinin hangi döneme ait olduğunu gösterir. İkinci aşama paranın ne zaman geldiğini ve önceki hakkın nasıl kapandığını gösterir. Aradaki süre, işletmenin alacak yapısını ve nakit dönüşünü anlamaya yardımcı olur.
Bu nedenle bir gelir satırını incelerken yalnız banka ekstresine, banka girişini incelerken yalnız gelir tablosuna bakılmaz. Sözleşme, teslim veya hizmetin gerçekleşmesi, doğan hak, tahsilat ve ilgili dönem birlikte izlenir. Genel içerik bu kayıtların hangi sonuca bağlanacağını tek başına belirleyemez; işlemin koşulları ve yürürlükteki raporlama çerçevesi sonucu kurar.
Dönem sonu kontrolünde açık alacak listesi, sonraki tahsilatlar ve satış kayıtları birbirine bağlanır. Bu bağ, gelirin kaydedildiği dönemi değiştirmek için değil, doğan hakkın varlığını ve tutarını desteklemek için kurulur. Tahsilatın sonradan gerçekleşmesi dönem sonundaki alacağı doğrulayabilir; ancak her sonraki banka girişi aynı müşteriye ve aynı işleme ait olmayabilir.
Avanslar da tahakkuk ile tahsilat ayrımını ters yönden gösterir. İşletme malı teslim etmeden veya hizmeti yerine getirmeden para alabilir. Nakit artmış olsa da gelirin finansal tablolara alınması için ilgili koşulların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir. Alınan tutar, koşullara göre bir yükümlülükle birlikte izlenebilir. Para girişi tek başına performans sonucunu belirlemez.
Kayıt zincirinde işlem numarası, sözleşme, fatura, teslim belgesi ve banka hareketi aynı referansla izlenebildiğinde zaman farkının nedeni daha açık görülür. Bu düzen, alacağın unutulmasını veya tahsilatın ikinci kez gelir yazılmasını önleyen bir kontrol sağlar. Dönem ayrımı yalnız muhasebe kaydında değil, dayanak belgelerde de korunur.
Tahakkuk ilgili dönemin ekonomik etkisini, tahsilat nakdin giriş tarihini anlatır. Aynı gün gerçekleşebilirler, fakat aynı gün olmak zorunda değildirler. Aradaki fark gelir tablosu, bilanço ve nakit akış tablosu arasında izlenir. Böylece satışın kaydı, doğan hak ve paranın gelişi birbirine karıştırılmadan okunur.
Sık sorulan sorular.
Tahakkuk neyi belirler?
Tahakkuk esası, işlem ve olayların ekonomik kaynaklar ile talep hakları üzerindeki etkisini gerçekleştiği dönemde gösterir. Nakit girişinin veya ödemenin başka bir dönemde olması bu dönemi tek başına değiştirmez.
Tahsilat gelirle aynı gün mü kaydedilir?
Her zaman aynı gün olmak zorunda değildir. Gelirin finansal tablolara alınma koşulları oluştuğunda tahsilat daha sonra gerçekleşebilir. İşlemin sözleşmesi ve uygulanan raporlama çerçevesi ayrıca değerlendirilir.
Peşin tahsilatın tamamı hemen gelir olur mu?
Peşin tahsilat tek başına gelir sonucunu belirlemez. İşletmenin henüz yerine getirmediği bir yükümlülük varsa, işlemin ekonomik niteliği ve ilgili standart hükümleri incelenir.
Tahsil edilmemiş tutar nerede görünür?
Koşulları oluşmuş bir nakit alma hakkı varlık tarafında yer alabilir. Bu hak nakitten ayrıdır; tahsil edildiğinde varlığın bileşimi değişir.
Nakit akış tablosu tahakkuku gösterir mi?
Nakit akış tablosu nakit ve nakit benzerlerinin giriş ve çıkışlarını gösterir. Dolaylı yöntemde tahakkukların dönem sonucu ile nakit akışı arasındaki etkisi düzeltme olarak görünür.


